BÜYÜKADA CAMİİ PROJESİ

Proje Yeri : İstanbul / Türkiye

Proje Yılı :  2015

Proje Alanı : 915 m2

Proje Kullanım Amacı : İbadethane

Yüzyıllarca medeniyetlere yön vermiş büyük bir şehrin incisi olan Büyükada’da yapılması planlanan Caminin şehrin ve bölgenin yapısına ve tarihine uygun bir simgeselliği olması gerektiğine inanmaktayız.

Bu simgesellik anlayışını binanın çok yüksek katlı, gotik bir tarzdan ziyade bölgeye uyumlu ve ilgi çekici olması gerekmektedir. Bu amaçla, projede Selçuklu mimarisinin de önemli bir simgesi olan, 8 köşeli yıldızı kullandık.

Selçuklu kültür ve sanatının temel figürlerinden biri olan 8 köşeli yıldız, Ortadoğu’da bulunan eski uygarlıklarda ve İslam dünyasında da kullanılmaktadır. Kareyle daire arasında bir form olan sekizgen (oktagen), yerle gök arasındaki bağlantının geçiş evresini de simgelemektedir. Güneş ışınları, dünyaya yaklaşık 8 dakikada bir gelmekte ve bu bakımdan 8 sayısı, kozmik dengenin sayısı olarak da kabul edilmektedir.

Selçuklu kültür ve sanatının temel figürlerinden biri olan 8 köşeli yıldızın Ortadoğu`da bulunan eski uygarlıklarda ve İslam dünyasında yaygın olarak kullanıldığı, sayı biliminde 8`in cenneti anlatan bir sembol olduğu belirtilmektedir. Ayrıca dinî kaynaklarda İslamiyet’in 8 esasa dayalı olduğu, bunların 7 cehenneme karşılık 8 cennet kapısı dendiği, 8 köşeli yıldızın da 8 cenneti simgelediği belirtilmektedir. Sekiz cennet de şöyle isimlendiriliyor:

  1. Dâri-celal
  2. Dâri-karar
  3. Dâri-selam
  4. Cennetül huld
  5. Cennetül mevâ
  6. Cennetül adn
  7. Cennetül firdevs
  8. Cennetü naim.

Selçukluların temel sanatsal figürlerindendir ve İslam dünyasında, 8 cenneti anlatan sembol olmasının yanında 8 ilkeyi anlatan bir sembol olarak kullanılır. İlkeler;

  1. Merhamet ve şefkat,
  2. Sabretmek,
  3. doğruluk,
  4. sır tutmak,
  5. Sadakat,
  6. fakirliğini ve acizliğini bilmek,
  7. cömertlik,
  8. Rabbine şükretmek olarak sıralanmaktadır.

Yalın bir yapıya sahip olan binada süsleme sanatının her bir kademesinde karışık ve alışılagelmiş süslemeler dışında tek ve anlam yükü büyük olan bir simge seçilmiş ve projenin detayını oluşturmuştur.

Yalın bir yapıya sahip olan binada süsleme sanatının her bir kademesinde karışık ve alışılagelmiş süslemeler dışında tek ve anlam yükü büyük olan bir simge seçilmiş ve projenin detayını oluşturmuştur.

Tasarımda Selçuklu yıldızı ile bir mimari yaklaşım tarzı olan “ Az, Çoktur. “  ifadesi projenin şekillenmesinde etkili olmuştur.

Binanın cephe kaplamalarında sadelikten ve temizliğin rengi olan beyaz ve tonlarından faydalanmış olup, süsleme sanatında, 8 köşeli Selçuklu yıldızı ve Osmanlı, İslam mimarisinde yer alan 10 köşeli yıldızın manevi anlamı düşünülerek kullanılmıştır. Allah (c.c. ) ‘nin 99 ismini tasvir etmek için binanın 4 cephesinde tam 99 tane Selçuklu yıldızı kullanılmıştır.

Yapının kıble yönünde bulunan cephesinde yüce yaratıcımız ve yönlendiricimiz Allah (c.c.) ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) isimlerini bina cephesinde yerleştirerek her daim bizim üzerimizde olduğu hissini yaşatıp, ayrıca dışarıdan gelen ışıkların içeri süzülmesiyle oluşan ambiyansta sürekli yol gösterici aydınlığımız olduğunu vurgulamak istedik.

Bina kurgusuna bakıldığında 3 girişin olduğu görülmektedir.

Müştemilat ve abdesthaneler ile diğer ilgili birimlerin bodrumda çözüldüğü projede, deniz tarafından camiye girişin olduğu alanda son cemaat kısmında geçilerek ana ibadethaneye ulaşım sağlanmıştır

Projede planlanan katlara özellikle yaşlıların ve engellilerin ulaşımı için ayrı ayrı bay ve bayan asansörleri koyulmuştur.  Bay ve bayan girişinin birbirinden ayrı ve görünmeyecek şekilde yapıldığı tasarımda, istendiği takdirde ara katların baylar ya da bayanlar tarafından alternatifli kullanımı planlanmıştır.

Bina bütününde oldukça yalın bir yapının oluşturulduğu projede, çelik strüktür bir taşıyıcı kullanılması önerilmiş ve bunun iskelet sistemi ve dağıtılmış perspektifi ile ne şekilde bir taşıyıcılık yapılması amaçlandığı gösterilmiştir.

Kubbeli cami mimarisinin olumlu ve olumsuz birçok yönleri vardır. Olumlu yönleri; müezzinlik ve imamlıkta seslerin rengini ve ahengini arttırır, sese bir güzellik katar. Bu bölgelerde okunan tesbihatlar ve sureler, notalı musiki tarzı okunduğu için, sesin kulağa hoş gelmesine sebebiyet verir. Olumsuz yönleri ise;  kürsü ve minberde bu olay tamamen ters duruma düşer, bu bölgelerde konuşmalar hitap ve vaaz şeklinde, düz konuşma olduğundan ses dalgalarının birbirine karışması önlenemez bir hal alır, buda cümlelerin anlaşılmamasına ve cemaatin sesten  rahatsız olmasına sebebiyet vermektedir.

Cami akustiğini etkileyen en büyük etken cami yüzeyini döşeyen cisimlerdir. Ses dalgaları duvarlara ve kubbeye çarparak yol alması ve bu dalgaların ortam gürültüsüne düşene kadar kat ettiği zaman bu caminin akustik süresini belirler.

Cami akustiğinde ses netliğini sağlamak için, çınlama süresi 2 saniye altında olmalıdır. Bu süreyi geçen camilerde konuşma netliğinin bozulmasına neden olur. Cami iç yüzey alanların hesaplamasın da ve seçilen ürünlerin ses yutuş oranları hesaplanarak bu değerin altında olması sağlanmıştır.

Bina aydınlatmasında cephede yer alan Selçuklu yıldızları, kubbenin arasından ve kıble duvarının üzerinde yer alan Allah (c.c) ve H. Z. Muhammed (s.a.v.) yazılarından süzen ışıklar ile iç ortam aydınlatması sağlanmıştır.

Binanın giriş avlusunun bulunduğu yerde çevre binaların görüntüsünden çok farklı ve aykırı bir form oluşturmak yerine, kendisini bulunduğu alana kabullendiren bir proje tasarımına gidilmiştir. Özellikle deniz taşımacılığı ile ada trafiğinin sağlandığı proje alanında, adaya ziyarete gelenlerin dikkatini çekecek fakat aykırı da durmayacak formda ve ada görünümüne uygun düzeyde bir kütle dizaynı oluşturulmuştur.

Binanın bir diğer amacı da adanın tarihi dokusunu yaşayıp, tarihini hissettirecek modern anlayışın simgesel sunumunu ortaya sunabilmektir.